Türkiye'de her yıl binlerce çocuk evlilik birliği dışında dünyaya gelmektedir. Evlilik dışı doğan çocukların nafaka hakları, hem anneler hem de babalar tarafından en çok merak edilen konuların başında gelmektedir. Türk Medeni Kanunu, evlilik dışı doğan çocukları evlilik içi doğan çocuklardan ayırmamakta ve eşit haklar tanımaktadır. Dini nikah (imam nikahı) veya fiili birliktelik hukuken evlilik olarak kabul edilmez; bu birlikteliklerden doğan çocuklar "evlilik dışı çocuk" olarak nitelendirilir. Bu rehberde, nafaka hakkının doğması için gerekli şartları ve süreçleri kısaca ele alacağız.
Temel Şart: Soybağının Kurulması
Evlilik dışı doğan çocuğa iştirak nafakası verilebilmesi için çocuk ile baba arasında hukuken geçerli bir soybağının kurulması şarttır. Türk Medeni Kanunu'nun 282. maddesi uyarınca baba ile soybağı üç şekilde kurulabilir:
Anne ile Evlilik: Evlilik dışı çocuğun annesi ile babasının sonradan resmi nikah yapması halinde soybağı kendiliğinden kurulur.
Tanıma: Babanın, nüfus memurluğuna veya mahkemeye yazılı başvuru, resmi senet ya da vasiyetname ile çocuğu tanıması mümkündür. Tanıma için annenin veya çocuğun rızası aranmaz.
Babalık Davası: Anne veya çocuk tarafından açılan dava sonucunda mahkeme kararıyla soybağı kurulabilir. Annenin dava açma süresi doğumdan itibaren 1 yıl iken, çocuğun açacağı dava herhangi bir süreye bağlı değildir.
Babalık Davası ve Nafaka İlişkisi
Babalık davası, evlilik dışı doğan çocukların nafaka hakkının en yaygın şekilde gündeme geldiği hukuki süreçtir. TMK'nın 333. maddesi gereğince, babalık davası ile birlikte nafaka talep edilebilir. Hakim, babalık olasılığını kuvvetli bulursa (örneğin DNA testi ile %99.99 uyum tespit edildiğinde), hükümden önce de tedbir nafakasına karar verebilir. Yargıtay uygulamalarında, babalık davası süresince hükmedilen nafaka "tedbir nafakası", kararın kesinleşmesinden sonra ise "iştirak nafakası" olarak nitelendirilir.
Görevli mahkeme Aile Mahkemeleri, yetkili mahkeme ise davacı veya davalının dava tarihindeki ya da çocuğun doğumu sırasındaki yerleşim yeri mahkemesidir.
Nafakanın Başlangıcı ve Miktarı
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre nafaka yükümlülüğü dava tarihinden itibaren başlar. Soybağı kurulmadan önceki dönem için nafaka talep edilemez. Mahkemelerin nafakayı "karar tarihinden" itibaren başlatması bozma nedeni sayılmaktadır.
Nafaka miktarı; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, eğitim giderleri ile ana ve babanın ekonomik durumları dikkate alınarak TMK'nın 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre belirlenir. Yargıtay, çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak sembolik miktarları kabul etmemektedir.
Velayet ve Annenin Diğer Hakları
TMK'nın 337/1 maddesi uyarınca, ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir. Anne, velayeten çocuk adına nafaka davası açma yetkisine sahiptir.
TMK'nın 304. maddesi gereğince anne, babalık davasında çocuk için nafakanın yanı sıra kendi adına doğum giderleri, doğum öncesi ve sonrası altışar haftalık geçim giderleri ile gebeliğin gerektirdiği diğer masrafları da talep edebilir.
Sonuç
Evlilik dışı doğan çocuğa iştirak nafakası verilir. Ancak nafaka hakkının doğması için çocuk ile baba arasında hukuken geçerli bir soybağının kurulması zorunludur. Soybağı kurulduktan sonra evlilik dışı doğan çocuk, evlilik içi doğan çocuklarla aynı nafaka haklarına sahip olur.
Baba nafaka ödemezse icra takibi başlatılabilir ve İİK m. 344 gereğince nafaka borçlusuna 3 aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir. İştirak nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurmasına kadar ödenir; çocuk eğitimine devam ediyorsa yardım nafakası olarak sürebilir.
Her hukuki süreç kendine özgü özellikler taşıdığından, deneyimli bir avukattan profesyonel destek almanız önerilir.
Bu makale Avukat Emre SOBAY tarafından yazılmıştır. Daha uzun versiyonuna buradan ulaşılabilirsiniz.
Yorumlar
Kalan Karakter: