Muhammed Ensar Ağca

Muhammed Ensar Ağca

Gündem, Siyaset

Bir Sınav Kağıdı: Kudüs

16 Mayıs 2021 - 23:00 - Güncelleme: 17 Mayıs 2021 - 11:32

Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde
Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu
Varıp eşiğine alnımı koydum
Sanki bir yer altı nehri çağlıyordu.

Mescidi Aksa ve Kudüs davası tarih boyunca Müslümanların termometresi olmuştur.
Efendimiz Mekke’de hüzün yılında, hayatındaki en büyük iki desteğini, eşini ve amcasını kaybetmişti. Efendimiz Taif’e gitti, orada taşladılar, Hz. Ebubekir ile tekrar Mekke’ye geri dönmek zorunda kaldılar. İçinde bulunduğu ve yaşadığı durumlar sonucu Efendimiz (s.a.v) için daralmıştı hayat. Allah’a bir ferahlık niyazda bulunuyordu.  O yıl Rabbimiz İsra suresinde belirtildiği gibi “Kulunu (Efendimiz (s.a.v)’i) bir  gece Mekke’den alıp çevresi mübarek kılınan Mescidi Aksa’ya ve oradan da arş-ı ala’ya çıkarmıştır. Bu şekilde de isra ve miraç hadisesi gerçekleşmiştir. Bir ferahlık isteyen Efendimiz (s.a.v)’i müjdelemek için Rabbimizin Mescidi Aksaya götürmesi ve oradan da arş-ı ala’ya yükseltmesi Mescidi Aksa’nın da bir ferahlık kapısı olduğunu bizlere göstermektedir. 

Mescidi Aksa için uğraşmak oradan bereket almak demektir.

Bizler hayatımızda bereketsizlikten şikayet ediyoruz,  güçsüzlükten, yalnızlıktan şikayet ediyoruz. Bunun sebebi de bizim bereketi alamayışımızdandır. Bugün Mescidi Aksanın bize değil, hiç kuşku yok ki bizim Mescidi Aksa’ya ihtiyacımız var. Bereketin de ferahlığın da kapısı kendisidir. Tevhit inancının önderleri olan peygamberlerin Allah’ın dinini en yoğun olarak insanlara tebliğ ettikleri kutsal bir mekân olan Kudüs, tarih boyunca birçok devlet ve milletin ilgi odağı hâline gelmiştir.

Kudüs bizim kimliğimizdir.

Kudüs Hz.İbrahim’in hicret yurdu, yaşadığı yer, vahyi aldığı mekan, Hz. İsmail ve İshak’ın doğduğu yer, Yakup ve Yusuf’un  doğduğu ve Yusuf hariç vefat ettiği yer, Musa ile Harun’un yolunda yürüdüğü, Yuşa (a.s)’ın ilk fethettiği toprak, Davud’un girdiği şehir, Süleyman’ın yaşadığı şehir ve  Efendimiz (s.a.v)’in  isra ve miraç hadisesinin gerçekleştiği böyle bir mekan hiç bereketli olmaz mı? 

Kudüs, bugün insanlık onurunun çiğnendiği İsrail askerlerinin masum canlara kıydığı, sabi çocukların mücadelesine şahit olan çevresi mübarek kılınan Mescidi Aksa’yı içinde barındıran mukaddes bir beldedir.

Zordur Kudüs'te yaşamak Filistin'de çocuk olmak, yetişkin olmak...

Filistin’de çocuk olmak babasız doğmaktır, emeklemeden mücadele etmeyi, korkular içinde korkusuzluğu öğrenerek, her türlü zulme direnmek ve mücadeleden vazgeçmemektir. Sabi doğup anasının kucağında sabi olarak can vermektir. Filistin’de çocuk olmak yetim kalmaktır, karanlığa mum yakmaktır.

Sizlere o sabilerden sadece bir tanesini tanıtmak isterim ki İsrail askerinin zalimce tavrını net bir şekilde görebilelim.

5 Yaşındaydı Filistinli Celil… İşgalci İsrail askerlerine karşı mücadele etmeye çalışırken gözüne isabet eden plastik mermi ile bir gözünü ve hislerini kaybetmişti. Ancak mücadelesinden vazgeçmemişti.

Mescidi Aksa, gözünü kırpmadan kendini siper eden  yaraları hiç silinmeyecek olan bu sabilere emanet. Ancak o sabilere emanet olması da bizim üzerimizdeki sorumluluğu azaltmamaktadır.

O yüzdendir ki Mescidi Aksa bizleri bekliyor. O yüzdendir ki Efendimiz (s.a.v) on dört asır evvel “Orada namaz kılın” emrinde bulundu. Bu sözün üzerine ya gidemezsek Ya Rasulallah!  Diye sorunca Peygamberimiz: O zaman zeytin yağı gönderin ki kandilleri aydınlansın buyurmuştur.

Bugün işgalci İsrail askerlerinin Filistin halkına ve ilk kıblemiz olan miracın beşiği Mescidi Aksa’ya yapmış olduğu hain saldırılar hepimizin yüreğini parçalıyor. Kudüs sadece Filistinlilerin değil. Tüm Müslümanların ortak davasıdır. Her mümin kulun önünde bir sınav kağıdıdır Kudüs.

Mehmet Akif İnan Kudüs’ün bu durumunu şu şekilde anlatmıştır:
Şimdi kimsecikler varmaz yanıma,  Müminde yoksunum tek ve tenhayım
Rüzgarlar silemez gözyaşlarımı , Çöllerde kayıp bir yetim vahayım

Kudüs direniştir, zalime karşı Allah'ın galip geleceğinin müjdecisidir.

Ey Kardeşim!

Şimdiye kadar gündeminde Kudüs olmayabilir. Sevdiğin bir filmin oyuncularını da araştırmış olabilirsin Şimdi silkinmenin vakti. Mescidi Aksa’yı hayatımıza almanın vakti. Bugün orada bulunan kardeşlerimizin halinden memnun olduğu için değil yalnızca Mescidi Aksa’yı korumak için, mücadele için orada bulunduklarını unutmayalım!

Mekke’yi, Medine’yi nasıl hayatımızdan çıkaramazsak Kudüs’ü de Mescidi Aksa’yı da hayatımızdan çıkarmak mümkün değildir.

Hidayetin merkezi Mekke, rahmetin merkezi Medine, bereketin merkezi  ise  Kudüs’tür.

Kudüs’e hizmet edebilirsek insanlık medeniyeti izzetli ve onurludur.

Oradaki kardeşlerimiz hiçbir zaman başkası yapsın demedi. Korkmadan, çekinmeden, ye’se kapılmadan Allah bize yeter diyerek yıllardır siyonistlerle mücadele ediyorlar. Mescidi Aksa’nın özgürlüğüne kavuşması yalnızca orada yaşayanların değil bizim de sorumluluğumuzdur.

Unutmayalım! Mescid-i Aksa'nın kapısından girdiğimizde bütün kapılarımızın açılacağından şüphemiz olmasın.. Rabbim ilk kıblemizin özgürlüğüne kavuşmasına bizleri şahit ve vesile kılsın. 

Nuri Pakdil’in ifadesi ile:

Yürü kardeşim ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin.


Muhammed Ensar Ağca

YORUMLAR

  • 0 Yorum