Muhammed Ensar Ağca

Muhammed Ensar Ağca

Gündem, Siyaset

Asırlık Çınar "Gazi Meclis"

22 Nisan 2020 - 14:58

Bugün 23 Nisan. Gazi meclisimiz 100 yaşında veya bir başka deyişle asırlık çınar TBMM.

Alışık olduğumuz tabloyu ne yazık ki bu sene göremeyeceğiz. Cumhurbaşkanlığı, Bakanlıklar, Meclis Başkanlığı bu yıl çocuklara ev sahipliği yapamayacak ve makamlar bu yıl çocuklara emanet edilemeyecek. Peki 23 Nisan 1920’de neler oldu?

23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Meclis’in açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir. Gazi Mustafa Kemal ve beraberindeki heyet, 23 Nisan 1924’te ’23 Nisan’ gününün bayram olarak kutlanmasına karar verdi ve bu tarihten 5 yıl sonra da 23 Nisan 1929’da  Nisan ilk defa “Çocuk Bayramı” olarak da kutlanmaya başlanmıştır. Bugün ise Dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke Türkiye’dir.

Bu yıl ise 23 Nisan her zamankinden daha özel daha önemlidir. Bu yıl Gazi Meclisimizin 100.yılı. Tarihi olaylara tanıklık eden nice kararların alındığı asırlık çınar 23  Nisan 2020 günü tam bir asırdır kusursuz bir şekilde görevine devam etmiş ilelebet devam edecektir.

Mustafa Kemal Atatürk’ten on ikinci cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’a gelinceye dek bu uzun süreçte meclisimiz ve milletimiz nice sıkıntıların içinde bulundu ve hala da aynı sıkıntıları çekmeye devam ediyor. Üstat  Necip Fazıl’ın “Sen bir devsin, yükü ağır olur devin” ifadesi belki de bu konuyla tam uyuşuyor.  23 Nisan 1920’den 23 Nisan 2020 yılına gelinceye dek millet olarak nice ağır badireler atlatılmıştır. Ancak tarihin hiç bir döneminde zorluklar karşısında yılmadan mücadele eden milletimiz her zaman başı dik bir şekilde bugünlere gelmiştir. Unutmayalım! Korkaklar asla zafer anıtı dikemezler! Tarih boyunca hiçbir zaman korkanlardan olmadık ve zaferler ile her  mücadelemizi taçlandırdık.  Yeri geldi 15’li kınalı kuzular olup Çanakkale’de düşmanla çarpıştık, yeri geldi Nene Hatun, Sütçü İmam olduk vatanımızı müdafaa ettik. İzmir’e gittik düşmana ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin olduk. Aradan yıllar geçti Ege’de Fethi Sekin olduk, İstanbul’a gittik Savcı Mehmet Selim Kiraz, Mardin’e gittik Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk, yeri geldi 15 Temmuzda tankların altına yattık, kurşunlara kendimizi siper ettik ama hiç bir zaman mücadeleden vazgeçmeden milli manevi değerler uğruna, mukaddesat, bayrak ve vatan uğruna canımızı seve seve feda ettik.

TBMM dünya meclisleri arasında milli mücadele döneminde doğrudan harp idare eden tek meclistir., Gediz, İnönü, Sakarya ve Dumlupınar'da 9 bin 167 şehit verilmiş ve milli mücadeleyi doğrudan idare ettiği için Meclisin "gazi" unvanını almıştır. Bu konu ile ilgili TBMM eski başkanlarımızdan İsmail Kahraman: Ankara semalarında top sesleri yankılanırken Birinci Meclisin azaları, idare lambalarının ışıkları altında, ürkmeden, tam bir cihat ruhuyla, cesaretle, aylarca çalıştığını, o günden günümüze millet ve devlet düşmanlarının boş durmadıklarını, tuzaklar hazırladıklarını hatırlatarak 15 Temmuz 2016'da Meclisimiz; darbeye karşı duruşu, hainlere karşı korkusuzca, örnek direnişiyle ikinci kez 'gazi' unvanını almayı hak etmiştir ifadelerinde bulunmuştur.

Meclis demek halk demektir. Meclis halkın özüdür. Bu sebeple halkımızın ve meclisimizin aldığı yaralar da ortaktır. İkisinin de manevi yönden gazilik rütbesine yükselmesi birbirlerini daha iyi anlamaları ve verimli çalışmalarını sağlamıştır. Bu dayanışma ve birliktelik bize bağımsızlığımızı vermiştir. Meclisimiz zor zamanlarda üzerine aldığı görevleri hakkıyla yerine getirmiştir.

Türk ulusunun güvenini boşa çıkarmamıştır. Kendisine güvenilmesi konusundaki haklılığını bizlere ispatlamıştır. Sözlerime son verirken Gazi Meclisimizin 100.yılını tebrik ediyor; birlik, beraberliğimizin daim olmasını temenni ediyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum