banner33

Taberiye göre Tevbe süresi 1 ve 2. ayetin tefsiri

Muhammet b. Cerir et-Taberiye göre tevbe süresi 1 ve 2. ayetin tefsiridir. Hicri 224 te Taberistanın amul kentinde doğmuş hicri 310 Bağdatta vefat etmiştir.Künyesi Ebu Cafer dir. En önemli eserinden biriside Camiul-beyan an tevili ayil-Kuran dır.Taberi tefsiri Rivayet tefsiri türünün en önde gelen örneklerinden biridir.Taberinin tefsir anşayışında sünnilik esastır.

1- Bu, Allah ve Resulünden, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere bir ihtardır.

Bazı Müşrik kabileler, Resulullah ile yapmış oldukları antlaşmalarını bozmaya başlamışlardı. Bunun üzerine Allah Teâlâ, Resulullahın da, Müşriklerle olan antlaşmalarını bozmasını ve kendilerine dört aylık bir süre tanıdıktan sonra savaş açacağını ihtar etmesini emretmiştir.

Taberiye göre, burada ahidleri bozularak kendilerine savaş açılacağı ihtar edilenler, Resulullahın aleyhine başka kâfirlere yardım edenler ve tek taraflı olarak Resulullah ile olan antlaşmalarını bozanlardır.[1]

 2- Ey Müşrikler, dört ay daha yeryüzünde serbestçe dolaşın. Allahı hiçbir şekilde âciz bırakmayacağınızı ve Allahın, kâfirleri mutlaka rezil ve rüsvay edeceğini de bilin.

Ey, peygamberler muahadeli olup ta muahedesini bozan müşrikler, yer­yüzünde, dört ay güven içinde gezip dolaşın. Peygamber ve taraftarları, bu dört ay içinde size herhangi bir zarar vermeyeceklerdir. Ve bilin ki, sizler.bu dört ay´dan sonra yine inkârınıza devam edecek olursanız, kendinizi Allah´ın elinden kurtaramazsınız. Zira sizler, nereye giderseniz gidin ve nerede bulunursanız bulunun onun pençesindesiniz ve hakimiyeti altındasınız. Size azap etmek istediğimde hiçbir güç ve sığınak o azaba engel olamaz. Ancak tevbe edip iman etmeniz engel olur. O halde size fayda vermeyecek olan gezip dolaşmayı bırakın da onun azabını sizden uzaklaştıracak tevbeye koşuşun. Yine bilin ki, Allah, kâfirleri dünyada iken helak ederek âhirette de cehennem azabına koyarak rüsvay edendir.

Müfessirler, bu âyette kendilerine dört ay serbest dolaşma izni verilen bundan sonra da, iman etmezlerse kendileriyle savaşılacağı ilan edilen müşriklerden kimlerin kastedildiği hususunda farklı görüşler zikretmişlerdir.

a- İbn-i İshaka göre, kendilerine dört ay müddet tanınan müşrikler iki sınıftır. Biri Resulullah ile yapmış oldukları barış antlaşmasının süresi dört ay´dan daha az olan sınıftır. Bunların müddetleri dört ay´a kadar uzatılmış ondan sonra biteceği bildirilmiştir. Diğer sınıf ise, Resulullah ile yaptıkları sulh antlaşması belli bir vade ile sınırlı olmayan sınıftır. Bunların antlaşmalarının da dört ay için geçerli olduğu belirtilmiştir ki, kendilerine gelsinler. Aksi takdirde Allaha, Resulüne ve müminlere karşı savaş açmış sayılacaklardır.

Bu hususta İbn-i İshak diyor ki: "Resulullah (s.a.v.) Ebubekir (r.a.)´ın insanlara hac yaptırması için hicretin dokuzuncu yılında hac emiri olarak gönderdi. Müşrikler, hacdaki yerlerinde bulunuyor ve kendilerine göre hac yapıyorlardı. Ebubekir ve beraberindeki müslümanlar yola çıktıktan sonra Berae (tevbe) suresi indi. Resulullah´in, müşriklerle yapmış olduğu antlaşmaların bozulduğunu beyan etti. Bu antlaşmaların metninde, Kabe´ye gelen herhangi bir kimseye engel olunmayacağı ve haram aylarında herhangi bir kimseye karşı terör estirilip onun korkutulmayacağı hükümleri mevcuttu. Bu muahede, Resulullah ile müşrikler arasında genel bir muahede idi. Resulullah´ın, diğer Arap kabileleriyle de, belli vadelerle sınırlanmış özel muahedeleri de bulunuyordu. İşte Berae suresi bu gibi muahedelerin dört ay sonra bitecekleri Tebük savaşında, ResuluIIah´tan geri kalan münafıkların durumu ve dedikodu yapan bir takım insanların kimler oldukları hakkında nazil oldu. Böylece Allah teala bu surede görüldüklerinin aksini içlerinde gizleyenleri açığa çıkardı. Onlardan bazılarını bize anlattı, bazılarını ise anlatmadı ve buyurdu ki: "Allah ve Resulünden, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere bir ihtardır."

b- Abdullah b. Abbas Dehhak ve Katadeye göre ise bu âyet-i kerime ile, kendilerine dört ay, serbest dolaşma izni verilen ve bu süre bittikten sonra müslümanlarda savaş halinde olacakları belirtilen müşriklerden maksat, sadece Resulullah ile muahede yapmış olan müşriklerdir. Bunlar, Berae suresinin okunduğu Zilhicce ayı´nın onuncu günü olan Kurban bayramından itibaren Rebiulâhir ayının onuna kadar dört ay, diledikleri yerde gezip dolaşabileceklerdir. Resulullah ile hiç muahede yapmayan müşrikler serbest dolaşma müddetleri ise yine Zilhicce´nin onundan başlamak üzere, Muharrem ayının sonuna kadardır. Bunların toplamı elli gündür. Çünkü Resulullah ile muahedeleri olmayanlar hakkında, bu surenin beşinci ayetinde şöyle buyurulmuştur. "Mukaddes olan haram aylar çıkınca müşrikleri nerede bulursanız öldürün..." Mukaddes aylar, Muharrem ayının bitmesiyle sona erdiğinden, muahedeli olmayan müşriklerin serbest dolaşma müddetlerinin elli gün olduğu ortaya çıkmaktadır.

c- Süddi, Muhammed b. Ka´b el-Kurezi ve Mücahidden nakledilen diğer bir görüşe göre bu âyette kendilerine dört ay serbest dolaşma izni tanınan, bu süreden sonra da müslümanlarla savaş halinde olacakları beyan edilen müşriklerden maksat, bütün müşriklerdir. Bunlara Zilhicce´nin onun´dan itibaren Rebiulâhir´in onuna kadar dört ay serbest dolaşma izni verilmiş, bu süreden sonra, müslüman olmadıkça, kendilerine karşı savaşılmaktan kurtulamayacakları belirtilmiştir. Bu dört aylık süre şöyledir. Yirmi gün Zilhicce, Muharrem Safer ve Rebuü´levvel aylarının tamamı Rebiulâhir ayının da ilk on günüdür. Bu hususta Mücahid diyor ki "Resulullah, Tebük savaşını bitirip geri dönünce hac yapmak istedi. Sonra da dedi ki: "Beytullah´a müşrikler gelecekler, orayı çıplak olarak tavaf edecekler, ben bu hal ortadan kalkmadıkça hac yapmak istemiyorum." Bunun üzerine hz. Ebubekir ve hz. Ali´yi gönderdi. Onlar, Zülmecaz ve diğer alıveriş yerlerinde ve bütün pazarları gezip dolaştılar. Muahedeli olanlara dört ay serbet gezebileceklerini, ondan sonra da muahedelerinin bitmiş olacağını söylediler. Bütün insanlar´a iman etmedikleri takdirde, onlarla savaşılacağını bildirdiler.

d- Zühriye göre ise bu âyette, kendilerine dört ay serbest dolaşma izni verilen müşrikler, bütün müşriklerdir. Bu aylardan maksat da Şevval, Zilkade, Zil­hicce ve Muharrem ayı´dır. Tevbe suresi, Şevval ayında indiği için bu aydan itibaren dört ayın süresi başlamıştır. Ve Muharrem ayının bitmesiyle süre sona ermiştir. Yani Kurban bayramı gününden başlamak üzere elli gündür.

e- Kelbiye göre ise bu âyette, kendilerine dört ay serbest dolaşma izni verilen, bu müddetten sonra müslünlarla savaş halinde olacakları bildirilen müşriklerden maksat, Resulullah ile yapmış oldukları muahedelerinin suresi dört ay´dan daha az olan müşriklerdir. Bunların antlaşma süreleri dört ay´a kadar uzatılmıştır. Resulullah ile olan muahedelerinin süresi dört ay´dan fazla olan müşriklere, gelince bu sure´nin dördüncü âyetinde belirtildiği gibi bunların muahedeleri, bitiş tarihlerine kadar geçerli sayılmıştır ve buyrulmuştur ki: "... Bunlarla yaptığınız antlaşmayı, müddeti bitinceye kadar yerine getirin."

Taberi diyor ki: "Bu hususta doğru olan görüş şudur:  "Allah Teâlâ, müşriklerden, Resulullah ile muahede yapıp ta daha sonra Resulullahın aleyhine davranan ve süresi dolmadan, antlaşmalarını bozan müşriklere dört ay daha serbest dolaşma izni vermiş bu süreden sonra  müslümanlarla savaş halinde sayılacaklarını beyan etmiştir, Resulullah ile muahede yapıp ta onun aleyhine davranmayan ve muahedelerini bozmayan müşriklere gelince, Resulüllah´ın, bunların muâhedelerini son zamanına kadar devam ettirmesi emredilmiştir. Nitekim bu surenin yedinci ayetinde şöyle buyrulmuştur: "Müşriklerin, Allah ve Peygamberi katında nasıl bir antlaşmaları olabilir Ancak Mescidi haram çevresinde kendileriyle antlaşma yaptıklarınız müstesnadır. Onlar size doğru davrandıkça siz de onlara doğru davranın.." Diğer yandan, Resulüllah´ın tevbe suresini insanlara okumak üzere, Hz. Aliyi gönderdiğinde, onlara tebliğ edeceği şeylerden birinin de "Muahede yapmış olanların muahedelerinin süreleri sonuna kadar devam edecektir." şeklinde olması göstermektedir ki, muahedelerini bozmayanlar için sadece dört ay serbest dolaşma süresi söz konusu değildir. Onlar için geçerli olan muahede süresidir.

Bu hususta Zeyd b. Yüsey diyor ki:

"Biz, hz.Aliye dedik ki: "Sen hacda neyi tebliğ etmek için gönderildin " O da dedi ki: "Dört şeyi tebliğ etmek için gönderildim." Çıplak olan, Kâbe’yi tavaf edemez. Kimin Resulüllah ile bir muahedesi varsa o muahede sonuna kadar geçerlidir. Kimin de Resulüllah ile muahedesi yoksa onun, serbest olma zamanı dört ay´dır. Cennete ancak mümin olan kişi girer. Bu yıllardan sonra artık müşriklerle Müslümanlar (hacda) bir arada olmayacaklardır.[2]

Taberi bu hadisi, Ebu Hureyre, Hz. Ali, Abdullah b. Abbas ve Ebu Cafer Muhammed b. Ali´den de farklı şekillerde rivayet etmiştir. Taberi, muahedelerini bozan müşrikler için tanınan dört aylık müddetin, kurban bayramından başlayıp Rabiülâhir ayının sonuna kadar devam eden bir müddet olduğunu söylemiştir. Bu surenin beşinci ayetinde zikredilen "Mukaddes olan haram aylar çıkınca müşrikleri nerede bulursanız öldürün." Hükmüne gelince bu, Resulullah ile hiç antlaşması olmayan müşrikler için geçerlidir. Bunlar kurban bayramında başlamak üzere, Muharrem ayının sonuna kadar elli gün serbest dolaşma hakkına sahiptirler. [3]

sevgi ve saygılarımla Selamün aleyküm. 

KAYNAK:

[1] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 4/251.

[2] Tirmizi, K. Tefsir el-Kur´an, sure 9 HN: 3092.

[3] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 4/251-255.

YORUM EKLE