banner56

Karaman'da Saya gezmesi

Karaman'da Kasaba'da ( Kazımkarabekir ) hayatımızda ve yörük kültüründe büyük yer tutan hayvancılığa ait geleneklerimizden birisi de saya gezmesi idi.

Karaman'da Saya gezmesi

Kasım ayı başında Koç katımı ile başlayan 150 günlük kış davarı çobanları kuzuların ana karnında tüylenmeye başladıkları 100 ncü gününde saya gezmesi adı altında akşamları mal sahibi ağaları değişik, kepenekli, tebdili kıyafetli, dikkat çeken korkulu ve eğlenceli kıyafetlerle evlerinde davetsiz ve habersiz şekilde ziyaret ederler. Aşağı yukarı Şubat ayının 10. günlerine rast gelen zamanda birkaç gün süren etkinlik festivale dönüşürdü. Zil ve çan seslerinin akşam saatlerinin sakinliğini yırtarcasına gürültülü şamatalı oyunlar çıkararak "Saya saya sallı bey, dört ayağı nallı bey, saya geldi duydunmu, selam verdi aldınmı, bu sayacılar neye geldi bildinizmi, dam başında boyunduruk, geze geze çok yorulduk, bahşiş veren ablanın altın saçlı oğlu olsun, bahşiş vermeyen ablanın kel başlı kızı olsun vs.vs." şeklinde saymalar sayarak bahşiş hediyelerle gönüllenirler. Çocuklar korkulu heyecanla olaya tanık olur eğlenirler. Çobanlar ve ekibi aldıkları hediye ve bahşişler karşılığı teşekkür mahiyetinde büyüklerin ağaların ellerini öperek geri geri Allahaısmarladık deyip ayrılırlarken de "ağalar çobanlık süresinin 100. günü doldu. Kuzular tüylenmeye başladı. Davar seçimine de 50 gün kaldı haberiniz ola" diyerek uzaklaşır şamatalı şekilde saymalarla ve oyunlarla başka ağanın evinin yolunu tutarlar. Tebdili kıyafetlerinden ve karalanıp korkunç kıyafetli halleri ile gelen ekipden iyi oyun çıkaranlar, iyi rol yapanlar, tanınamayan çoban, çeltek ve arkadaşlarının arkalarından kimler olduğu kalanlarca uzun uzun sohbetlere konu edilir. 


Mahalle mahalle, hane hane çobanlarca gezilerek uzun kış gecelerinde hem kasaba halkı eğlendirilerek hoşça vakit geçirilmiş, hem de toplanan bahşişlerle cep harçlıkları çıkarılmış, ayrıca aralarında kararlaştırılarak alınan lokum,bisküvi,kuru yemiş ve çay, sigara vs. birlikte yenilip tüketilerek çobanlarca da eğlence çıkarılmış olurdu.
Kış dönemi çobanlarının azıkları davar sahipleri tarafından tedarik edilir, ayrıca davar sayılarına göre çobanlar ağalarınca akşam yemeklerinde ağırlanırdı. 
Her mahalleden bir sürü çıkarken, hayvancılığın da kasaba halkınca geçim kaynağı olarak önemsendiği, çobancılığın da geçerli olduğu dönemlerde saya gezmesi de zamanın vazgeçilmezleri idi. Zamanımızda küçükbaş hayvancılığın hayatımızdaki yerinin küçülüp gitmesi bu tür geleneklerimizin de unutulmasına sebep olmuştur.
ALİ Aydilek

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER