banner56

Enteller Aleyküm Selam Der Mi?

www.karaman.org haber sitemiz yazarlarından Muhammed Ensar Ağca'nın kaleminden...

Enteller Aleyküm Selam Der Mi?

Elinde tesbihiyle köy kahvesine giren delikanlı gür sesiyle ortaya karışık bir selam verir. Kahve sakinleri; önlerinde çayları, başlarında kasketleri, bey amcalar bir ağızdan "aleyküm selam" der. İşte, selam almak deyince ilk akla gelebilecek senaryolardan birisi budur. Yoksa modern entelin ağzından böyle bir cevap duyamazsınız... "Halbuki Cezayirli, Tunuslu bir sosyalist din karşıtı bir propaganda yapabilirken; "selamun aleyküm" denildiği zaman "aleyküm selam" der. Ama bizde durum böyle değildir." Selam alıp, vermeyi alt kültüre ait görür bizim bazı enteller.  Günlük bir karşılaşmada “Selamun Aleyküm” karşılığında “Selam, merhaba”, 'Nasılsın?' sorusuna, 'Bu memlekette nasıl olunursa öyle' yanıtını veren bir arkadaşınıza yakalanabilirsiniz. Sohbete başlıyorsunuz ve bir süre sonra arkadaşınızın işlerinin başından aşkın olduğunu öğreniyorsunuz.

Kahvenizi yudumlarken, izlediğiniz filmlerden, açılışına gittiğiniz sergilerden, okuduğunuz kitaplardan bahsediyorsunuz; arkadaş hafifçe gerinerek istisnasız hepsine burun kıvırıyor, hepsinde bir kusur buluyor. Beğendiği bir şey yok... Onu anlamak için boşuna çaba harcamayın. Zira arkadaşınız bir 'entel' ve görünen o ki hatmettiği 'entelliğin' kurallarından birinin gereği, 'anlaşılamaz' olmak zorunda.
Özellikle sosyal medyada insanların bazıları kendilerine “entelektüel” bir imaj verme derdindeler. Artık çoğu insan kitap okumadığı için, kitaplardan değil de, internet sitelerinden alınan bazı özlü sözler vb… böyle bir imaj verilmesinde yardımcı unsurlar olarak görünmektedir. Elbette her özlü söz paylaşan bu kategoride değildir. Entelektüel kendisi üretir, üretilmiş düşüncelerden de, alıntılardan da yararlanır elbette, ama üretilmiş düşünceyi salt tekrar eden ve ona bir şey katamayan bir kişilik değildir. O yeniden üretir, ve özgün düşüncelere yönelir.

Bilinçaltımızı zehirliyoruz!

" Zehri yapan dozdur. Bilinçaltımız uçağın kara kutusu gibidir. Biz farkında değilizdir ama her şeyi kaydeder. Öğrenilen tüm şeylerin bir çağrışımı vardır. Geçtiğimiz yirmi yıllık dönemi incelediğimizde geçmişe nazaran gençliğin yozlaştığını, yirmi yıl önce birbirini tanımayanların dahi sokakta selamlaştığını görmekteyim. Bu nedenle, din dersi, cami hocası denilince veya dindar bir insandan bahsedilince bir gencin veya bir çocuğun hep iyi çağrışımları hatırlatmaları gerekmektedir. Ancak şu zamanda bırakalım gençleri ve çocukları, yetişkinlerin bile caminin yolunu hatırlayanları çok nadirdir. Eğer biraz gelenekçi davranırsak, eskiler damat adayını cami cemaatinden soruştururdu. Şimdi ise apartmanındakiler bile geliş-gidişte bir selamı çok gören hale dönüşmüş durumdadır.

Unutmamalıyız ki bu şekilde devam edersek ne yazık ki “Allah’ın selamını aranızda yayın.” Hadis-i şerifi’nin tamamen zihinlerden çıkarıldığı bir döneme doğru ilerliyoruz.

Yapılması gereken tek bir şey vardır ki; asrın anlayışından hakkın anlayışına geçmediğimiz sürece toplumsal olarak yozlaşmanın önüne geçilmesi mümkün değildir.
 

Güncelleme Tarihi: 21 Ocak 2020, 00:10
banner80
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner23

banner22