Karadağ'ın Yılkı Atları

Karaman Karadağ'ın Yılkı Atları

Karadağ'ın Yılkı Atları
banner52

Karaman asırlarca çok farkı kültürlere ev sahipliği yapmış, her karışında buram bura tarih ve kültür kokan bir şehir. 

İçinde barındırmış olduğu tarihi ve kültürel miraslar bizlere her zaman yeni birşeyler daha öğretiyor. Yaşayış biçimlerinin farklılığı gözümde canlandığı zaman, Karaman'ın değeri gözümüzde her zamankinden bir kat daha fazla artıyor.

Karadağ.

Milattan önce 10 bin yıllarına dayanan eski bir sönmüş yanardağ olan Karadağ, tarihin her döneminde kutsal bir alan olarak kabul edildi. İçerisinde barındırdığı tarih bir çok medeniyete ev sahipliği yaptı. Kılıç, Hitit, Roma, Erken Bizans, Selçuklu ve Osmanlı bunlardan bazıları. 

Yine Karadağ'ın içinde barındırdığı değerlerden birisine değiniyoruz bugün. Yılkı Atları;

Atların her millete göre kullanırlığı farklı olsada amaç hepsinde aynıydı. Yeri geldi savaşlarda, yeri geldi köylerde taşımacılıkta, yeri geldi yarışlarda. Fakat her millette atların çok büyük bir değeri vardır. Özellikle Türkler'de atlar vazgeçilmezdi. Türkler Müslümanlığı kabul etmeden öncede at eti yiyebilirlerdi. Fakat Müslümanlığı kabul ettikten sonra at eti yemeyide bıraktılar.

Karadağ'ın çevresinde yaşayan yerli halk içinde atların önemi oldukça fazlaydı. Atlar yazın bağ, bahçe, tarla işlerinde çalışıyorlardı. Tabi bakımlarıda çok iyi oluyordu. Artık kış yaklaşmaya başladığında ise yerli halk bakamayacaklarını anladığı, ihtiyaç olmayan hatta yaşlanan atları doğada diğer atlar ile birleşip yaşamlarını sürdürebileceklerini bildikleri için serbest bırakıyorlardı. Bu serbest bırakma işlemi kimi at için özgürlük, kimi için bir terkediliş gibiydi. Yaz yaklaşmaya başladığında ise yerli halk Karadağ'a çıkar atların içerisinden genç ve dinamik olanlarını tekrar seçerdi. Yani her sene sahipleri ve hizmet ettikleri alan değişiyordu.

Fakat bu durum artık hergün git gide farklı bir hal almaya başladı. Artık insanlar teknolojinin kullanılabilirliğine doğru meyil etmişti. Bu gidiş artık tekrar kavuşması veya dönüşü olmayan bir terkedişdi. Seneye aynı yuvaya döneceklerini zanneden atlar artık yuvalarına tekrar dönmemek üzere son kez ayrılıyorlardı. Onların yerini ya traktör yada otomobiller alacaktı. Kim bilir belkide bu atlar için yılkıya karışmak en iyisiydi. (Yılkı; doğaya bırakılmış at yada eşek sürüsü)

Artık teknoloji çağına geçiş yapılırken bunun ilk adımı insanların vazgeçilmezi, eli, ayağı olan atlar ile başlıyordu. 

Yılkı atları bunda 50 veya 60 sene öncesinde birer birer doğaya bir daha yuvaya geri dönüşü olmayan bir şekilde doğaya bırakıldılar. Yılkılar artık evcil yaşamdan içerisinde mücadele olan bir vahşi yaşama geçiyorlardı. Yılkılardan yeni doğan nesillerde tamamen vahşi olacaktı. 

Bu atlarda da alışılagelmiş olan gruplar halinde ve lider eşliğinde yaşama bilinci var. Grubun bir lideri var ve o lider grubu nereye yönlendirirse oraya gidiyor. Tabikide lider erkek olan seçiliyor. Herhangi bir tehlike anında lider kendi grubunu diğer gruplar ile birleştirerek kalabalığı arttırıyor. İç Anadolu Bölgesi 7-8 kişilik kurt sürülerinin yoğun olarak yaşadığı bir bölge. Yalnız olarak gezen yılkıların tuzaklara düşmesi daha kaçınılmaz. 

Yılkıların yaşamlarını sürdürdüğü Ulu Çukur, yani yanardağın ağzı, aynı zamanda bazı köylülerin yayla olarak kullandığı, koyun, keçi besiciliği ve bal yetiştiriciliği yaptıkları yüzlerce metre derinliğin içindeki bir düzlük. Burada tek bir su kaynağı var, yan yana açılmış kuyular ve bir de çeşme var. Bu yılkıların en büyük problemlerinden biriside özellikle yazın burada su bulamama problemi. Fakat Orman Bakanlığı buna bir çözüm bulmuş ve bir ihale ile bu alanda bulunan yalaklara su taşımak için ihaleye çıkmış. İhaleyi alan köylü vatandaş, traktörünün arkasında bağladığı su tankeri ile hergün buraya su getiriyor ve yalakları dolduruyor. 

Yaz geliyor...

Yılkılar artık soğuk bir kışı daha geride bıraktı. Artık yeni taylar doğacak etraf yemyeşil bir alan olacak. Yeni taylar koşup oynayıp yeşilliklerde yuvarlanacaklar. Mis gibi tertemiz dağ havasında doğal yaşam onları bekliyor.

Oğuz BEKTAŞ / Özel Haber

banner36
YORUM EKLE
YORUMLAR
Kemal derin
Kemal derin - 2 hafta Önce

Çok yılkı atları telef ettiler kalan lara sahip cıkıl malı yakalayarak cumra ya gelen atlar bir ara güdülerek yaşatılıp göz boyan dı sonrasında bir ciftlikde bakılarak devam ediyordu bir de duyduk civftlik terk eddi bir çok hayvan yaşamını yitir di

Necdet aydogan.
Necdet aydogan. - 2 hafta Önce

Koyun,keçi,ve taylarsıź dogal yeşillikleri olmayan bir Kara dag,daglığıyla nekadar anilabilirki,bunlar karadagin ayrilmaz halkalarıdır,kolyesidir.

SIRADAKİ HABER