banner56

YSK nın kararları halkın iradesine gölge düşürüyor

YSK nın kararları halkın iradesine gölge düşürüyor
YSK, seçim sürecinde tartışmalı kararlara imza attı. Bunların başında illere göre yenilenen sandalye dağılımı geliyor.

Bu uygulama, yüzde 50 oranında oy alan AK Parti'nin sandalye sayısının düşmesine yol açtı. YSK'nın bu uygulamayla önümüzdeki seçimler için koalisyon dayattığını söyleyen siyaset bilimciler, Kurul'un aldığı kararların, halkın iradesine gölge düşürdüğünü belirtiyor.







Siyaset bilimciler, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) 12 Haziran sürecinde aldığı kararların halkın iradesine gölge düşürdüğü görüşünde. Gurbetçi seçmeni gümrüklere mahkûm eden, 12 bağımsız vekilin adaylığını veto ederek kaosa yol açan YSK'nın en tartışmalı kararlarının başında ise illere göre yenilenen sandalye dağılımı geliyor. Uygulama, oyunu yüzde 50'ye yükselten AK Parti'nin vekil sayısını azaltırken, Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay bu durumu, 'trajikomik' olarak nitelendiriyor. Kurul'un, istikrarı bozacak adımlar attığını belirten Prof. Dr. Tanju Tosun, yüzde 40 oy alan bir partinin iktidara gelmesinin zorlaştığına dikkat çekiyor. Doç. Dr. Önder Aytaç da YSK'nın, koalisyonu dayattığını düşünüyor. Prof. Dr. Doğu Ergil, "YSK'da değişiklik yapmak şart oldu." diyor.



Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tartışmalı kararlarıyla bir seçime daha damgasını vurdu. Oy kullanmak için TC kimlik numarası şartı koşan, sandık görevlilerine başörtüsü yasağı getiren, gurbetçilerin iradesini sandığa yansıtmasının önüne engel koşan Kurul'un yeni düzenlemesi, yüzde 50 oy alan AK Parti'nin vekil sayısının düşmesine de sebep oldu. Siyaset bilimciler, YSK'nın aldığı kararlar ve uygulamalarının halkın iradesine darbe vurduğu görüşünde. Yeni anayasada YSK'nın da ele alınmasını isteyen siyaset bilimcilerin görüşleri şöyle:



YSK, siyasal istikrarı bozacak kararlara imza atıyor



Prof. Dr. Tanju Tosun (Ege Üniversitesi): Seçim sonuçları, seçmenin koalisyon hükümeti istemediğini gösteriyor. YSK, nüfusa ve seçmen sayısına bakılarak bir karar aldı. Buna göre artık yüzde 40 oy alan bir parti dahi bu ülkede tek başına hükümet kuramayacak. YSK'nın uygulamaya koyduğu bu sistem, siyasal istikrarı derinden etkileyecek bir yapıda. Teknik anlamda bakıldığında yüzde 50 oy alıp, anayasayı değiştirecek bir çoğunluğu elde edememek imkansız. Ama her zordan Türk siyaseti uzlaşma çıkarmasını bilmeli. AK Parti, yeni anayasa konusunda muhalefete elini uzatmalı. AK Parti kadar, parlamentodaki partilerin de uzlaşması gerekiyor. Aksi, Türkiye'de askerlerden başka kimse anayasayı değiştiremez şeklinde anlayışın oluşmasına yol açar.



Yüzde 50 oy alan bir partinin sandalye sayısının azalması trajikomik



Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay (Uludağ Üniversitesi): YSK'nın kararlarını anlamakta güçlük çekiyoruz. 12 Haziran seçimlerinin sonuçlarını değerlendirdiğimiz takdirde karmaşık, matematikçilerin bile işin içinden çıkamayacağı bir durum ile karşı karşıya kalıyoruz. Halkın yüzde 50'sinin oyunu alan bir partinin önceki seçimlerde milletvekili sayısında artış olması gerekirken azalması trajikomik bir durumu ortaya koyuyor. Toplumda YSK'nın uygulamaları AK Parti'ye karşı bir bloklaşmanın olduğu düşüncesini güçlendiriyor veya halkı bu şekilde düşünmeye yöneltiyor. Bu sorun aslında bugüne kadar tartışılan vesayetçi kurumların yeni anayasa ile daha demokratik bir yapıya sahip olmalarını sağlayacak düzenlemenin ne kadar ihtiyaç olduğunu gösteriyor.



YSK'nın yapısında değişiklik yapmak şart



Prof. Dr. Doğu Ergil: Bugünkü seçim kanunu, var olan yüzde 10'luk baraj ve YSK'nın yapısı ile ilgili uyarılarımızı seçim öncesinde birçok ortamda dile getirdik. Fakat kimse bizim bu uyarılarımızı dikkate almadı. Türkiye'de uygulanan seçim kanunu ne istikrarı ne de halkın iradesini tam anlamıyla yansıtmıyor. Bu düzen haksız ve adil olmayan bir sistemi dayatıyor. Bu süreçte yeni anayasa çerçevesinde parti örgütlerinin daha fazla demokratikleştirildiği, yüzde 5 veya yüzde 3 baraj sistemine geçildiği takdirde tartıştığımız sorunları geride bırakmış oluruz.



Yeni uygulama, seçimler için koalisyon dayatıyor



Doç. Dr. Önder Aytaç: YSK aldığı kararlarla bir siyasi parti gibi hareket etmeseydi bugün çok farklı bir seçim sonucunu konuşuyor olacaktık. Kurul uygulamalarıyla BDP, MHP ve CHP'nin ekmeğine yağ sürmemiş olsaydı, Türkiye gündeminin ilk maddesi anayasa değişikliği tartışılıyor olurdu. YSK, nüfus merkezli yaklaşım başlığı altında, milletvekili seçilecek illerin milletvekili sayısında yeni bir oynama yaparak, neredeyse 28 kadar AKP milletvekili olacak kişinin başka partilere dağıtılmasına sebep oldu. Gelinen nokta itibarıyla YSK, AK Parti'nin tek başına anayasa değişikliği yapmasını engellemiştir. Erdoğan'ın olmayacağı seçimlerin hesaplarını da yaptığını düşündüğüm YSK'nın, bir sonraki seçimler için koalisyon dayattığı da ortada. Gurbetçilerin sanki oy kullanmasını engellercesine çaba sarf eden Kurul'un asli görevini yapmaması şüpheleri üzerine çekiyor.







Source: Karaman Haber
Güncelleme Tarihi: 11 Ocak 2013, 02:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER