banner56

VAK VAKACI KADINLAR MASALI

VAK VAKACI KADINLAR MASALI
VAK VAKACI KADINLAR MASALI


Bir varımış bir yoğumuş, dari dünyanın yüzünde bir karı koca
varımış. Bu karı kocanın hiç çocukları yoğumuş. Harman vakti iş çokmuş.
Adam telaşeli bir reçbermiş. Bir gün karısına demiş ki:
 ---- Kadın bana bir şalvar doku, elim boşalınca giyeyim.
Kadın dökmüş, düşünmüş, taşınmış torbaya yünü doldurmuş, gölün kenarına varmış. Kurbağalara demiş:

 ----
Vak vakçılar, benim herif harmanı kaldırasıya şu yünü eğirin, hem
dokun, hazırlan ben gelirim, götürürüm diye koymuş gelmiş.
 Harman kalkmış, herif eve dönmüş.
 ---- Hani avrat şalvarım?
 ---- Dur demiş, vak vakçılar belki dokunmuştur, bir bakayım.
 ---- Kız vak vakçılar hiç şalvar dokur mu?
Kadın bir koşuda gitmiş gölün kenarına:
 ---- Vak vakçılar benim herifin şalvarı hani?
 ---- Varrık vurruk, varrık vurruk
Kadın
öfkelenmiş, bir kazma vurmuş, bir altın sini çıkmış, bir kazma daha
vurmuş bir altın ıbrık çıkmış. Kadın “Hah demiş, herifin gönlünü
bunlarla ederim” Bu düşünceyle herifinin yanına gelmiş. Tabii herif çok
sevinmiş ve altın ibrikle, altın siniyi bir kenara saklamışlar.
 Gün geçmiş, kadın dışarda bir ses duymuş
 ---- Hazır bebek alanlar, bebek satıyorum, bebek satıyorum.
Hemen
kadın altın sini ile altın ıbrığı vermiş, altı tane bebek satın almış.
Birini makinanın başına oturtmuş, birini bulaşığın başına oturtmuş,
birine ev temizletmeye başlamış, kiminin önünede kaneviçe koymuş
işletmiye başlamış.
 Akşam olmuş, herif gelmiş. Kadın:
 ---- Aman herif demiş, bir alamet çocuk aldım, herbirini bir iş başına koydum, ben hanım olacam gayri demiş.
 ---- Ne onlar kız? Bunlar altın değil, gümüş değil niye aldın bunları. Çık çık çık diye kadını dışarı koyuvermiş.
 Kadın
dışarı çıkınca bir de bakmış ki, bir deve altın yüklü kateri kırmış,
kaçıyor. Hemen koştuğuyla yularından tutmuş, eve getirmiş.
 ---- Herif aç kapıyı demiş. Ben bir altın yüklü deve buldum. Hemen çuvalları saklıyalım içeriye, deveyi salıverelim.
Devenin üstündeki altın yüklü çuvalları almışlar, deveyi salıvermişler. Devenin sahibi çıkmış, tellal bağırtmaya başlamış:
 ---- Altın yüklü deve bulan, deve bulan. Kadın:
 ----
Ben buldum demiş. Bu sefer herif baksa ki akılsız kadın altınları
söyliyecek. Kadına “sen tandıra, ben kümese demiş” Tandıra avradı
koymuş, üstüne bir saç kapamış, iki mısırgası varmış, bunları saçın
üstüne koymuş, üstüne de biraz arpa atmış, mısırgalar tandırın
üstündeki mısırları yemeye başlamış.
 Bu sırada, devenin sahibi
bunları şikayet etmiş. Kadının askerleri gelmişler, bunları torlamışlar
toplamışlar mahkemeye götürmüşler, altını siz saklıyorsunuz diye.
Kadının kocası hakime:
 ---- Hakim bey sor bakalım bizim hanıma bu
deveyi ne zaman bulmuş. O zaman da Ağustos’un yangılı zamanıymış.
Hakimin sorusu üzerine kadın:
 ---- Hani herif kümese ben tandıra saklandıyıdım. Üstümüze dolu yağdıyıdı ya o zaman buldum demiş. Bunun üzerine kocası hakime:
 ---- Hiç şu avradın aklı var mı hakim bey, bu avrat Ağustosta kar yağdırdı.
Bu kurnazlık üzerine hakim kadını deli diye salıvermiş, altınlar da herifte kalmış.

(Not:Masal derleme olup,anlatıcının ifadeleriyle aktarılmıştır.)

Source: Karaman Haber
Güncelleme Tarihi: 08 Mayıs 2008, 17:40
banner71
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner23

banner22