banner56

22 Kasım Orgazm Günü

22 Kasım Orgazm Günü
Akşam gazetesinden Yurtsan Atakan, 22 Kasımda başlayacak olan internet uygulamasını bugünkü yazısıyla eleştrdi. İşte Atakanın yazısı:
İnternet sansürüne karşı çıkanlara yaptığı yersiz ve haksız özür çağrısından sonra Nazlı Ilıcaktan, belki kendi bir özür yazar diye bekledim ama tabii boşuna. Demokrat, liberal geçinen yazarlar 22 Kasımda başlayacak İnternet sansürü uygulaması karşısında neden sessiz kalıyorlar diye sormuştum. Mehmet Barlastan, Emre Aközden, Engin Ardıçtan beklendiği gibi ses çıkmadı. Bir tek Nazlı Ilıcak çıkıp aslanlar gibi savundu İnternet sansürünü. Tabii sansür diyerek değil adını sansür uygulamacılarının propagandasına uyarak filtre diye çarpıtarak. Ilıcaka göre 22 Kasımda başlatılacak resmi İnternet sansürü tercihe bırakılmış bir filtre sisteminden ibaretti. Öyleyse kopartılan bu kıyamet neydi (otosansürle dut yemiş bülbüle dönüştürülmüş medyada İnternet sansürüne karşı sanki sesi çıkan varmış gibi) Ilıcak sansürü, filtre diye adlandırarak hoş göstermeye çalışmakla yetinmiyor bir de getirilecek uygulamayı eleştirenleri yalancılıkla suçluyordu. İnternet sansürüne karşı çıkanların, hanımefendiye göre basmakalıp fikirlerle zihinleri esir alınmıştı. Düşünmeden, muhakeme etmeden verilen peşin hükümlerin sözcüsüydüler. Oysa Nazlı Ilıcakın yazısında uygulamanın neden sansür olmadığını, neden basit bir filtre olduğunu anlatan tek bir satır yoktu. Başkalarını basmakalıp fikirlerin sözcüsü ilan eden yazısında demokrat hanımefendi kendisi tek bir sav ortaya koyamıyordu. 22 Kasımda başlatılacak uygulamanın neden basit bir filtre değil sansür olduğunu defalarca yazdım. Buyurun Ilıcak hanımefendi, sansürcülerin sloganlarının sözcülüğünü üstleneceğinize, diyeceğiniz varsa bu düşüncelere düşünceyle karşı çıkın. - 22 Kasımda başlatılacak uygulamayla, yasaklı İnternet sitelerinin listesi merkezi olarak bir devlet kurumunca saptanacak. Kurulacak resmi kurul, hiçbir yargı kararına gerek duymadan istediği siteleri kara listeye alabilecek. Erişim sağlayıcı özel şirketler ise bu resmi yasak listesini uygulamakla yükümlü olacaklar. Kullanıcıların yasak listesi üzerinde hiçbir tasarrufu olmayacak. Devlet neyi yasaklamışsa, o yasaklara uyacaklar. Ne özel şirketler ne özel kullanıcılar devletin beğenmediği bir siteyi, bu site benim için önemli, filtremden çıkartmak istemiyorum diyemeyecekler. - Kurulacak olan filtreleme altyapısı merkezi bir teknoloji altyapısı. Yani sistem devreye girdiğinde devlet, gerek duyduğu zamanlarda istediği siteyi istediği gibi kolayca sansürleme olanağına sahip olacak. Bugün görünüşte çocuklara zararlı sitelere sansür uygulamayı sağlayan altyapı, ilerleyen günlerde devlet tarafından istendiği takdirde Facebookun, Twitterın, Googleın kısacası her türlü sitenin sansürlenmesinde kullanılabilecek. - Sistemin tercihe bağlı bir filtre olacağı da masal. Filtre paketini kullanmayı seçmeyecek kullanıcılar da devletin sakıncalı bulduğu sitelere giremeyecekler. Filtre paketini seçecek kullanıcılar ise mevcut sansüre ek olarak devletçe çocuklara ve aile yapısına aykırı olduğu varsayılan sitelere de giremeyecekler. Seçim hakkı dedikleri az sansür mü, çok sansür müden ibaret kısacası. Başlık notu: Yazımın başlığı neden mi böyle Ne bileyim, İnternet sansürü gibi konulardan çok medya bu gibi konularla ilgileniyor gibi de sanki...




Source: Karaman Haber
Güncelleme Tarihi: 11 Ocak 2013, 02:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER