banner56

12 Eylül döneminde Türkiye'den kaçarak İsveç'e yerleşen Kürt yazar Kemal Burkay kendisine 31 yıl ev sahipliği yapan İsveç'e duygu dolu bir mektupla veda etti

12 Eylül döneminde Türkiye'den kaçarak İsveç'e yerleşen Kürt yazar Kemal Burkay kendisine 31 yıl ev sahipliği yapan İsveç'e duygu dolu bir mektupla veda etti
12 Eylül darbesinden önce yurtdışına çıkan Kürt politikacı, yazar-şair Kemal Burkay, kendisine 31 yıl dört ay boyunca konukseverlik yapan İsveç'e duygulu bir mektupla veda etti.

12 Eylül darbesinden önce yurtdışına çıkan Kürt politikacı, yazar-şair Kemal Burkay, kendisine 31 yıl dört ay boyunca konukseverlik yapan İsveç'e duygulu bir mektupla veda etti.

Burkay'ın, 'Evet ülkeme dönüyorum ama seni de özleyeceğim' sözleriyle başlayan mektubunda dikkat çeken bölümler şöyle:

"Ben Kemal Burkay, bir Kürt politikacı, şair ve yazar; 31 yıl dört ay önce zorunlu olarak ülkemden ayrıldım. Çünkü sosyalist ve Kürdistani bir partinin kurucusu ve yöneticisi idim ve o ülkede sosyalizm için mücadele de, Kürt ve Kürdistan sözcükleri de yasaktı...

Nitekim, ayrılışımın üzerinden çok geçmeden Türkiye'de askeri darbe oldu, cunta yönetime el koydu. Ardından tüm özgürlük, demokrasi ve barış taraftarları gibi benim dost ve arkadaşlarım da tutuklandılar, ağır işkencelere uğradılar, kimisi cezaevlerinde yaşamını kaybetti. Daha sonra, faşizmden kaçan birçok Kürt politikacısı ve aydını gibi ben de buraya iltica ettim...

ANADİLDE EĞİTİM HAKKI SUNDUN

Burada dünyanın dört köşesinden politik mülteci vardı; Türk, Filistinli, Şilili vb... Sen kucağını biz Kürtlere de açtın. Bizim çocuklarımız ki kendi ülkelerinde ana dilleri ile okuma hakkından yoksundular - hala da yoksunlar- sen onlara dillerini okuyup yazabilmeleri için her türlü olanağı sundun. Hatta bu amaçla Kürt öğretmen yetiştiren bir okul açtın...

Bu ülkenin Başbakanı, Olof Palme, "Kürtler mazlum bir halktır ve onlara yardım edilmelidir" dedi

ŞİİRLERİM ARMAĞAN OLSUN

Teşekkürler İsveç! Ben bu ülkede özgür bir insan gibi yaşadım. İsveç benim ikinci vatanım oldu. Sen benim eşimi ve çocuklarımı da barındırdın. Senin pasaportunla ülke ülke dolaştım, siyaset yaptım ve yazdım. Senin eşi az bulunur doğal güzelliklerin, ada ve körfezlerin, ırmak ve dağların, ormanların, ağacın-taşın, çiçeğin- otun sayesinde yüzlerce şiir yazdım. Bunlar da sana armağan olsun.

GÜN GELECEK TÜRKİYE DE İSVEÇ GİBİ OLACAK

Şimdi, 31 yıl 4 ay sonra, yol açıldı ve ülkeme geri dönüyorum. Benim ülkem de dağları ve ırmakları, ova ve yaylaları, ağacı çiçeğiyle güzeldir. Umuyorum ki gün gelecek ve çok geç olmadan o da senin gibi bir özgürlük, demokrasi ve barış yurdu olacak. Ülkemin halkı bu uğurda büyük bedeller verdi ve bunu hak etti.

Evet dönüyorum, ama seni de özleyeceğim ve eğer ömür ve koşullar elverirse yine gelir, seni görürüm. Sen benim ikinci ülkemsin. Şimdilik hoşça kal İsveç! Hoşça kal Olof, hoşça kal Anna, hoşça kal Mona! Hoşça kalın tüm güzel dostlarım!''

DTK'DAN BURKAY'A DAVET

Başbakanın çağrısı ile Türkiye'ye dönme kararı veren Kemal Burkay'a Demokratik Özerklik ilanıyla tartışma yaratan Demokratik Toplum Kongresi'nden de çağrı yapıldı. Kongre sözcüsünün yaptığı çağrıda şöyle denildi:

"Sayın Kemal Burkay 31 yıldır Avrupa'da bulunuyor. Kendisi ile hem hasret gidermek hem de birikim ve deneyimlerinden yararlanmak istiyoruz. DTK bünyesinde yer alması için delegeler anlamında güçlü bir irade var. Avrupa'daki politikaları çok iyi biliyor. Biz onun deneyimlerinden yararlanmak istiyoruz. Kendisini de DTK bünyesinde görev almaya ve çalışmaya davet edeceğiz. Bize tecrübelerini aktarmasını isteyeceğiz."

30 Temmuz'da Türkiye'ye dönecek olan ve PKK, Abdullah Öcalan'ı eleştiren yaklaşımı ile bilinen Kemal Burkay'ın bu çağrıya ne yanıt vereceği merak konusu.


Source: Karaman Haber
Güncelleme Tarihi: 11 Ocak 2013, 02:00
banner80
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner23

banner22