banner56

Gülme Komşuna Gelir Başına Demişlerdi...

Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan yenip tip korona virüs (covid-19) ülkemiz dahil olmak üzere dünyada etkilerini sürdürüyor.

Ülekmizde 11 Mart'tan bu yana tedbirler her geçen gün artırılarak önlemler alınıyor.

Virüsün ilk ortaya çıktığı kent olan Wuhan'da ise yetkililer karantinayı kaldırdı.

Yaşadığımız bu günlerde resmen tarihe tanıklık ediyoruz.

Avrupa'nın çaresizliği, Amerika'nın hiç birşey yokmuş her şey kontrol altındaymışcasına krizi yönetmeye çalışması, bütün dünya gündeminin bir anda alt üst olması vb.

Türkiye bu durumda krizi en iyi yöneten ülkelerin şüphesiz ki en başında.

Henüz vaka görülmemesine rağmen ülkemizde alınan tedbirler durumun daha büyük bir kaos olmasının önüne geçti.

Avrupa'nın, birliğine güvenip güçlüymüş gibi uyarıları dikkate almaması ve sonrasında malum şuanki çırpınışını hepimiz görüyoruz.

Ülkemiz kendi mücadelesiyle başa çıkabilmesinin yanında, uygulamış olduğu dış politika yöntemlerine yeni birini daha katarak korona virüs krizinden sonra ekonomik en kazançlı çıkacak ülkelerden birisi olma adımlarını bu süreçte çok iyi attı.

Maske, eldiven, medikal tulum, dezenfektan, tıbbi malzeme ve gıda malzemesi vb. gibi yardım kolilerini Avrupa ülkelerine gönderdi.

Fakat bu bize yakışmadı...

Türkiye'nin krizi yönetme beceresi ve bunun yanında dış ülkelere de yardım etmesi gelecek yatırımların önünü açarken, güvenilir bir ülke olarak bu beladan kurtulmayı çabalarken dün yaşanan olaylar malesef çok üzücüydü.

İtalya'da, Fransa'da, Almanya'da virüsten dolayı yağmalanan marketleri gördüğümüzde milletçe hepimiz gülmüştük. İşte siz bu kadarsınız diye...

Geldiğimiz noktada hafta sonu ülke genelinde sıcaklıkların artmasına bağlı olarak insanların evlerinde kalıp virüse davetiye çıkarmaması adına ilan edilen sadece 48 saatlik sokağa çıkma yasağında büyükşehirlerdeki vatandaşların marketlere akın etmeleri ve yaşanan üzücü olaylar bizlere "gülme komşuna gelir başına" atasözünü çok net bir şekilde anlatmış oldu.

Tüm dünyaya örnek bir şekilde korona krizini yönetirken, devlet yetkililerimizin bu güne kadar yapmış olduğu emekleri heba edercesine insanların canlarını hiçe sayarak marketlerde izdiham çıkarmaları, kavgalar ve kapışmalar böyle şerefli bir millete yakışmadı.

Kimilerini virüs değil de açlık korkusu öldürdü.

Ne demiş İbn-i Haldûn; "Kıtlık zamanlarında insanları öldürecek şey açlık değil fazlaca alıştıkları tokluktur.”

Kendine gel dünyanın en şerefli milleti.

Korkmayın açlıktan ölmezsiniz. Ama alışmış olduğumuz rahatlık ve tokluk işte bizi böyle ölüme götürüyor.

Bu süreci umarız birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde ülkemize de vermiş olduğu mücadelede yardımcı olarak atlatırız.

Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun.

YORUM EKLE

banner23

banner22