Bir Gün Gelir Hesap Sorar: Ramazan

Muhammed Ensar Ağca yazdı...

Bir Gün Gelir Hesap Sorar: Ramazan
12 Nisan 2021 - 10:57 - Güncelleme: 12 Nisan 2021 - 13:04
Peygamber Efendimiz (sav) bir Cuma günü minbere çıkarken üç defa amin demiş ve hutbe bittikten sonra  "Yâ Rasûlallah! Minbere çıktığınız da  'âmin' dediniz, bunu neden söylediniz?" diyerek sebebini sorduklarında Allah Rasulü:

"Cebrail (a.s.) üç dua etti, ben de onlara amin dedim.

- Birinci basamakta Cebrail (a.s.) geldi: "Annesi, babası veya sadece onlardan birine sağ ulaşmış bir evlat, (onlara güzel hizmet edip, onların hayır duasını alıp) cenneti kazanamadıysa, ona yazıklar olsun/burnu yerde sürtünsün!' dedi, ben de amin dedim."

- İkinci basamakta "Cebrail (as): "Birisi senin adın anıldığı zaman, sana salat-ü selâm getirmezse; ona yazıklar olsun!.. Onun burnu yere sürünsün!' dedi. Ben de ona amin dedim."

- “Üçüncü basamakta"Cebrail (as): "Ramazana eriştiği halde bir insan, Ramazanın feyzinden, bereketinden istifade edememiş, Ramazan gelmiş geçmiş de hâlâ Allah'ın mağfiret ettiği bir kul olamamışsa, Allah'ın affını, mağfiretini kazanamamışsa; yazıklar olsun o kula! Burnu yerde sürtünsün!' diye  dua etti. Ben de ona amin dedim."

Ramazan Ayı günahlardan bağışlanma ayıdır. Nefsi muhasebe etmenin, kulun Rabbine yakınlaşmasıdır.

Ramazan Ayı “Gökyüzünün kapıları Ramazan ayının ilk gecesi açılır ve son gününün gecesine kadar kapanmaz.”  Ve “Cennet dört kişinin özlemini çeker, biri de ramazan ayında oruç tutandır.”diyerek ümmetine müjde veren  Hz. Muhammed ( sav)’i anmanın ayıdır.
Bakara Suresi 185. Ayetinde “O Ramazan ayı ki; Kuran o ayda indirilmiştir.” buyrularak Kur’an ramazan ayında nüzul etmiş, indirilmiştir. Bu ay Kur’an ayıdır.

Bir gün üç arkadaş  Ramazan Ayı münasebeti ile birbirinin evine gitmeyi kararlaştırırlar. İki arkadaş toplanır ve diğerinin evine gitmeye karar verirler nihayetinde iftara az bir vakit kala eve varırlar, kapıyı çalarlar ama kapıyı açan arkadaşları biraz şaşkın, biraz üzgün ve gelmeyin dercesine bakar arkadaşlarına ancak evine davet eder. Evin içine giren iki arkadaş bir de bakarlar ki yerde eski bir halı, halının üzerinde bir tahta parçası ve tahtanın üzerinde içinde bayat ekmeklerin olduğu bir tepsi görür. Bu durumun üzerine arkadaşlarına mahcup olmamak için sofraya gelen Mediha, annesinin biraz kıyma aldığını, aslında tam onu pişireceği sırada tüpün bittiğini bu sebeple güzel bir iftar sofrası hazırlayamadığını  söyler. Bunu duyan küçük kardeş dolabı açar bakar ve dolapta hiçbir şey yoktur.

Ertesi gün iki arkadaş mahallenin bakkalı ile anlaşır ve mahalle bakkalına “biz sana şu kadar ücret verelim, sen de herkese yapıyormuş gibi bu para ile falanca aileye erzakları ilet.” Derler. Durumun gerçekleşmesinin ardından mahalle bakkalı hazırlanan erzakı  aileye iletir. Ertesi gün okula gelen İsmail’in yüzü güler ve arkadaşlarına der ki:
“Siz o gün geldiğinizde hazırlıksız yakalandık. Annem çok güzel şeyler yapacaktı ama siz ansızın geldiğiniz için bir şey yapamadık. Ama yarın iftara gelirseniz bize çok güzel bir iftar yaparız beraber.” Ve ertesi gün iftara gittiklerinde o gün buzdolabını açıp hayal kırıklığı yaşayan o küçük çocuk “annem çorba yaptı, annem pilav yaptı, annem şunu da yaptı…” diyerek küçük çocuğun mutluluğu gözünden okunmaktadır.

Belki de bu Ramazan her Ramazan olduğu gibi çalınması gereken kapılar var. Girilmesi gereken gönüller, kapatılmayı bekleyen yaralar var belki de…

Sabır ayı olan Ramazan Ayı, kardeşlik hislerimizi uyandıran, yoksulların, çaresizlerin halinden anlama duygusunu, şuurunu veren, insanı yüksek ve yüce değerlere ulaştırarak erdemli hale getiren bir aydır. Ramazan kardeşlik, birlik ve beraberlik ayıdır.

Ramazan Ayı’nın tüm İslam alemi için hayırlı ve bereketli olmasını, yapılan ibadetlerin ise makbul olmasını niyaz ediyorum. Ramazan Ayı’mız mübarek olsun.

Muhammed Ensar Ağca

YORUMLAR

  • 0 Yorum