Sonsuzluğa uzanan pirinç tarlaları arasında dört çocuk gözüme çarpıyor. Tenekeden bir evin önünde oynuyorlar. Onlara ulaşmak için tarlaların etrafında ip gibi uzanan dar yolu takip ediyorum. Yanlarına gittiğimde işaretlerle anlaşmaya çalıyoruz. Fotoğraflarını çekmek istediğimi anlatmaya çalışıyorum. İzin veriyorlar ama bir türlü aramızdaki yabancılığı kaldıramıyoruz. Neredeyse hiç gülmeyen yüzlerinde ilk kez bir yabancı ile karşılaşmanın şaşkınlığı var. Verdiğim şekeri kapının kenarında beliren annelerinin onay vermesiyle kabul ediyorlar. Küçük kardeşin gülümsemesiyle aramızdaki duvar yıkılıyor. Önce kıkırdama başlıyor ve ardından gülücükler birbiri ardına geliyor. Kurban organizasyonu için geldiğimiz Myanmar’da yolculuk boyunca taşıdığım şekerler dünyanın diğer ucundaki bu dört kardeşin yüzünün gülmesine vesile oluyor. Biraz önce somurtan yüzlerde oluşan sıcacık gülümsemeler gönlümüzü ısıtıyor.

Adım Mustafa Olgun. 2016 yılı kurban organizasyonunda İHH ekibiyle Myanmar’daydım.

Kurban bazen uzak diyarlarda bir kardeşine yanında olduğunu hissettirmek bazen ise yüzlerde bir tebessüme vesile olmaktır.

Yine yola çıkıyoruz. Yine mazlumların yanında olacak; kurbanlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız.

Siz de kurban hisselerinizi bu iyilik kervanına katabilirsiniz.

Facebook Yorumlar

Facebook Yorumlar